Unisex İsimler

Bazı anneler, bebekleri için hem erkek hem de kız bebeklerde ortak olarak kullanılan unisex isimleri tercih ediyor.  İsimler sözlüğüne baktığımızda, 984 adet uniseks isim (Türkçe’sini de yazmayı atlamayalım, yazımızda ikisini de kullanacağız) görüyoruz. İsim listemizi incelediğinde, “aa bunlar uniseks miymiş” diyecekleriniz olacağınızdan emin olabilirisiniz. Şimdiden uyarımızı yapalım, evet o şaşırdıklarınız da kız erkek ortak kullanlanlar listesinde, hem de TDK İsimler Sözlüğünde:)

Sözlüğümüzde, modern, değişik, nadir isimlerle birlikte daha geleneksel isimleri de bulabilirsiniz. Altta bu kategorilere hızlıca örnek verip ardından erkek kız ortak isimlerin tam listesini paylaşacağız.

Modern Unisex İsimler: Alaz, Birce, Feza

Değişik Unisex İsimler:Bürkan, Elgin, Mirhan

Nadir Unisex İsimler:Nevres, Olca, Tuhfe

Hem Erkek Hem Kadın Ortak isimler

  • Acar1. Kuvvetli, güçlü, dinç.
    2. Çevik, atılgan, kabına sığmaz.
    3. Gözü pek, yiğit, cesur, kabadayı, yılmaz,
    4. Hoş, sevimli yüzlü (kimse).
    5. Yeni.
    6. Taze.
    7. Şişman, etli, semiz.
    8. Çalışkan, becerikli.
    9. Açıkgöz, zeki.
    10. Çapkın.
    11. Bir çeşit zehirli ot.
  • AdakBir dileğin, bir isteğin yerine gelmesi amacıyla kutsal sayılan bir güce adanmış nesne.
  • AdanırAd alan, ünlenen kimse, şanlı, şöhretli.
  • Adıbelli1. Herkesçe bilinen, tanınan kimse. 2. Soyu temiz, tanınmış soydan gelen.
  • Afak1. Yer ile göğün birleşmiş gibi göründüğü yer. 2. Ufuklar.
  • Ağan1. Yerin hava yuvarına girince, sürtünmeden dolayı akkor duruma gelen ve ardından bir ışık çizgisi bırakarak geçen gök cismi, akan yıldız, ağma. 2. Göğe doğru yükselen, yukarı çıkan.3. Akan yıldız, kayan yıldız.
  • AğışYükseliş, yükselme.
  • Ahter1. Yıldız.
    2. Talih, şans, uğur.
  • AkanayBir yerden bir yere doğru giden kimse.
  • AkayParıltılı ay, ışıklı ay.
  • AkbaşakSonbaharda ekilen, kabuğu beyaz, yumuşak, kışa dayanıklı bir çeşit buğday.
  • AkçasuBerrak su gibi temiz olan.
  • AkdesEn kutsal, en kutlu.
  • AkgüneşGüneş gibi parlak ve aydınlık olan kimse.
  • AkpınarBerrak ve saf suyu olan pınar.
  • AksesSesi güzel olan.
  • AksoyTemiz, tanınmış soydan gelen kimse.
  • AksüyekSoyu temiz olan.
  • AkünDürüstlüğü ve iyiliğiyle ün yapmış kimse.
  • Ala1. Karışık renkli, çok renkli, alaca. 2. Açık kestane renginde olan, ela. 3. Kekliğin boynundaki siyah halka.4. Benekli. 5. Tam olgunlaşmamış.
  • Alaz1. Alev. 2. Ağaçsız, açıklık yerler. 3. Gösteriş, haşmet.
  • AlışıkHerhangi bir duruma alışmış olan.
  • AlkımGökkuşağı.
  • AlmılaKırmızı elma.
  • Altan1. Kızıl tan. 2. Hakan, sultan, padişah.
  • AltınayÜstün nitelikli, değerli kimse.
  • AltınışınÜstün nitelikli, değerli, aydın kimse.
  • Andaç1. Armağan.2. Evlat, nesil. 3. Ün, şöhret. 4. Eş, denk.
  • AngınTanınmış, ünlü.
  • Aral1. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. 2. Sıradağlar.
  • Araz1. Esenlik, mutluluk. 2. Sel, akıntılı su. 3. Bir tür ot. 4. Soğuk. 5. Belirti, işaret.
  • Arı1. Temiz. 2. Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf. 3. Kutsal. 4. Günahsız. 5. Çiçeklerden bal yapan böcek. 6. Çalışkan.
  • ArıelDürüst, temiz, namuslu.
  • Arınç1. Temiz, saf, arı. 2. Barış, huzur.
  • ArısuBerrak akan su temiz ve dürüst olan kimse.
  • Armağan1. Birini sevindirmek, mutlu etmek için verilen şey, hediye. 2. Ödül. 3. Bağış, ihsan.
  • Arsal1. Arı gibi temiz, çalışkan. 2. Kumral.
  • Asalet1. Soyluluk.2. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma.
  • AsuYaramaz, haşarı çocuk.
  • Atılaybk. Atalay
  • Ay1. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer. 2. Yılın on iki bölümünden her biri. 3. Güzel, parlak, nurlu.
  • Ayasbk. Ayaz
  • AydarÇocuğun ensesindeki saçlar, perçem.
  • Aydın1. Işıklı, pırıltılı, aydınlık. 2. Açık, kolay anlaşılır. 3. Öğrenimi, bilgisi ve görgüsü olan, ileri düşünceli kimse. 4. Umut veren. 5. Mehtap.
  • AydinçAy gibi dinç olan.
  • AydolunDolunay, mehtap.
  • Ayhan“Ey hükümdar!” anlamında kullanılan bir ad.
  • AykanParlak soylu, soyu sopu temiz.
  • AylanAçıklık, alan, meydan.
  • AysalAy gibi, aya benzeyen.
  • Aysev“Ay gibi güzel ve parlak olanları sev” anlamında kullanılan bir ad.
  • AysoyAy gibi temiz soylu olan.
  • AysunUysal.
  • AytanAy aydınlığı.
  • AytemizAy gibi saf ve temiz olan.
  • AytopDolunay, ayın on dördü.
  • AytuğAy gibi tuğ.
  • AytünAy ve gece.
  • Ayverdi“Çevresine ışık saçtı, yararlı oldu” anlamında kullanılan bir ad.
  • AyyarukAy ışığı.
  • AyyüceAy gibi parlak ve ulu olan.
  • BahtiyarMutlu.
  • Balım“Balım, tatlım, güzelim” anlamında kullanılan bir ad.
  • Balkır1. Parıltı, ışıltı, ışık. 2. Şimşek.
  • Barış1. Barışma işi. 2. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum.3. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç.4. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.
  • Başar“Bir işi istenilen biçimde bitir” anlamında kullanılan bir ad.
  • BatıGüneşin battığı yön.
  • Baysal1. Rahat ve dingin. 2. Gürültüsüz, huzurlu.
  • Benan1. Parmaklar, parmak uçları, 2. Parmakla gösterilen, ünlü, tanınmış.
  • BengisanÖlümsüz adı olan.
  • Bengübk. Bengi
  • Berat1. Nişan, rütbe. 2. Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. 3. Osmanlı İmparatorluğu’nda bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler
    için çıkarılan padişah buyruğu.
  • Beren1. Güçlü, kuvvetli. 2. Akıllı. 3. Tanınmış.4. Kadife kumaş.
  • Berin1. En yüksek, çok yüce. 2. Soylu.
  • BernaGenç, körpe.
  • BesaletKorkusuzluk, yüreklilik; yararlılık.
  • BeşaretMüjde, muştu, iyi haber.
  • BeyhanSır saklamayan, aklındakini ve yüreğindekini hemen söyleyen.
  • BilenBilgili, görgülü, anlayışlı.
  • BilgehanBilgili hükümdar.
  • BilgiÖğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek.
  • BilirBilgili, her şeyi bilen, anlayan, görgülü, kültürlü.
  • Binay“Bin ay” ” anlamında kullanılan bir ad.
  • BirceTek, eşsiz, biricik.
  • Birge1. Kamçı. 2. Birlikte, beraber. 3. Kuma, ortak.
  • Biriz“Birlikteyiz, beraberiz” anlamında kullanılan bir ad.
  • Birsen“Teksin, biriciksin” anlamında kullanılan bir ad.
  • BurçakBaklagillerden, taneleri yem olarak kullanılan bir bitki.
  • BügeSu bendi, bent.
  • BüklümBükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat.
  • BürkanVolkan, yanardağ.
  • Can1. Ruh. 2. Güç, dirilik, 3. İnsanın kendi varlığı, özü, 4. Gönül. 5. Çok içten, sevimli, şirin kimse.
  • CemreŞubat ayında birer hafta aralıklarla önce havada, sonra suda ve en son toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
  • Cevher1. Bir şeyin esası, öz, maya. 2. Güç, enerji. 3. Değerli süs taşı, mücevher.
  • CeyhanTürkiye’nin Akdeniz bölgesinde, uzunluğu 576 km. olan bir nehir.
  • Cihan1. Evren, âlem. 2. Dünya.
  • Çağıl1. Çağla ilgili. 2. Çakıl. 3. Çağla.
  • Çağla1. Badem, kayısı, erik gibi çekirdekli yemişlerin ham durumu. 2. “Coşkulu ol” anlamında kullanılan bir ad.
  • Çağlar1. Çağlayan. 2. Coşkulu, canlı kimse.
  • ÇağlayanKüçük bir akarsuyun çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer.
  • Çakır1. Mavimsi, mavi benekli, gri göz rengi. 2. Bir doğan cinsi. 3. Gönül, iç, can.
  • ÇalışkanÇok çalışan, çalışmayı seven.
  • Çığır1. Çığın kar üzerinde açtığı yol. 2. İz. 3. Taşlı yol, patika. 4. Yenilikçi akım.
  • ÇinelDoğru, dürüst, namuslu kimse.
  • Dal1. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. 2. Arka, sırt. 3. Kol.
  • Değer1. Yüksek nitelik. 2. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. 3. Bir şeyin önemini belirten ölçü, karşılık.
  • Deniz1. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu, büyük su kütlesi. 2. Çok bol.
  • DerenDerleyen, toplayan.
  • Derman1. İlaç. 2. Çare. 3. Güç, kuvvet.
  • Devin1. Hareket, kımıldanış. 2. Çaba, gayret.
  • Devran1. Dünya, felek. 2. Zaman. 3. Talih, yazgı.
  • Dikmen1. Koni biçiminde sivri tepe. 2. Dağların en yüksek yeri. 3. Yayla.
  • DilgeGüzel konuşan, hoşsohbet kimse.
  • DinçayGücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.
  • Dirlik1. Huzur, erinç. 2. Yaşayış, sağlık, geçim.
  • Doğanay1. Doğan, dünyaya gelen kimse2. Ayın ilk günleri.
  • Dolunbk. Tolun
  • DölenSakin, huzurlu, rahat kimse.
  • DuruBulanık olmayan, temiz, berrak, saf.
  • Ece1. Başkan, ulu, ileri gelen. 2. Ak sakallı ihtiyar. 3. Arkadaş, dost.
  • EcerYeni, güzel, iyi.
  • EdizUlu, yüce, değerli kimse.
  • EflâtunAçık mor renk.
  • Ege1. Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her hâlinden sorumlu olan kimse. 2. Yaşça büyük. 3. Sahip.
  • Ekim1. Toprağa ürün ekme işi. 2. Yılın onuncu ayı.
  • Elçin1. Deste, tutam. 2. Daha çok yaz gecelerinde öten bir böcek türü, ağustos böceği. 3. Bulmaca, bilmece.
  • ElginGarip, yabancı, gurbette yaşayan.
  • Emanet1. Korunmak için birine veya bir yere bırakılan kimse. 2. Can.
  • Emsal1. Eşler, benzerler, yaşıtlar. 2. Örnek.
  • Engin1. Açık deniz. 2. Çok geniş. 3. İyi, güzel, temiz, sağlam.
  • Enginizİz bırakacak kadar değerli insan.
  • ErayAyın hilal durumu, yeni ay.
  • Erbil“Yürekli, cesur olarak kabullen” anlamında kullanılan bir ad.
  • ErdenayAy kadar temiz.
  • ErelEli güçlü olan.
  • Eren1. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse. 2. Deneyimli, akıllı kimseler. 3. Dost. 4. Hayırlı çocuk.
  • ErendizGezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşinisi, Jüpiter.
  • ErgülerHep gülen, güler yüzlü kimse.
  • Erim1. Bir şeyin erebileceği uzaklık. 2. İyi bir şeye işaret olan durum. 3. Sevgi. 4. Müjde.
  • ErinçDirlik, rahat, huzur.
  • Erke1. İş başarma gücü. 2. Nazlı, serbest büyütülmüş çocuk.
  • Erten1. Sabah güneşinin doğduğu zaman. 2. Gün.
  • EsenSağlıklı, salim, rahat.
  • Eser1. Soğuk. 2. Sert esen rüzgâr. 3. Belirti, iz.4. Ar. Yapıt.
  • Esin1. Esinti, rüzgâr, sabah rüzgârı. 2. Etkilenme, çağrışım veya içe doğma ile akla gelen yaratıcı duygu, ilham.
  • EvcanAceleci kimse.
  • EvcimenEvine, ailesine çok bağlı kimse.
  • EvrimAğır ağır ve kendiliğinden oluşan değişim.
  • EzelBaşlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman, öncesizlik.
  • FedakârKendini, kendi çıkarlarını feda etmekten çekinmeyen, özverili.
  • Felek1. Gökyüzü. 2. Dünya, âlem. 3. Talih, baht, şans.
  • Ferhan1. Sevinçli, neşeli. 2. Memnun.
  • FeymanAhlakta olgunluğu amaçlama, iyi ahlaka yönelme.
  • Feza1. Uzay. 2. Geniş alan. 3. Geniş ova.
  • GazalCeylan.
  • Gediz1. İçinde su birikmiş çukur. 2. Ege bölgesinde bir akarsu.
  • GençayHilal, ayça.
  • GökayMavi gözlü kimse.
  • Gökçe1. Güzel, gösterişli kimse. 2. Melek. 3. Mavi gözlü kimse.
  • GökçelGök rengini andıran, mavimsi.
  • GökçinMaviye çalan, mavimsi.
  • GökselGökle ilgili, semavi.
  • Göksev“Yükselmeyi yücelmeyi sev” anlamında kullanılan bir ad.
  • Göksun“Yüksel, yücel” anlamında kullanılan bir ad.
  • Gökşin1. Gökkuşağı, alkım. 2. Mavi renkli.
  • Görkem1. Gösteriş, heybet. 2. İyi gelişmiş, gürbüz.
  • GörklüGüzel, gösterişli.
  • GüleçHer zaman gülen, gülümseyen, güler yüzlü.
  • Gün1. Güneş. 2. Gündüz. 3. İyi yaşanmış zaman.
  • Günal“Aydın ol, aydınlan” anlamında kullanlıan bir ad.
  • GünayGüney, güneş gören yer.
  • GündalGüneş gibi aydınlık ve ışık saçan genç.
  • GündüzGünün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
  • GünerTan vakti.
  • Güney1. Dört ana yönden biri, Kuzey kutbuna karşı olan. 2. Her zaman güneş alan yer.
  • GüngörenMutluluk, neşe içinde yaşayan.
  • GünizGüneş gibi aydınlık bırakan ize sahip kimse.
  • Günser“Güneş gibi aydınlık, ışık saç” anlamında kullanılan bir ad.
  • GünşırayGüneş gibi parlak yüzü olan kimse.
  • GürayEtrafa çokça ışık ve aydınlık saçan.
  • GürsuÇağlayan.
  • Güvenç1. Güvenme duygusu. 2. Sevinçli. 3. Dayanak, arka, yardım.
  • HâletHal, durum.
  • Hayran1. Hayranlık duyan, hayrette kalan. 2. Son derece beğenen, tutkun.
  • HeyecanDuygularda meydana gelen coşma, coşkunluk.
  • Hidayet1. Hak yolunu, doğru yolu gösterme. 2. Hak yolu, doğru yol.
  • Hilâlî1. Yeni ay biçiminde olan.2. Yeni ay ile ilgili.
  • HuzurBaş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç.
  • HürriyetÖzgürlük, bağımsızlık, serbestlik.
  • Ildır1. Parıltı, parlayış. 2. Alacakaranlık. 3. Ege denizi kıyısında Karaburun Yarımadasının batısında arkeolojik nitelikte bir köy.
  • Ilgaz1. Atın dört nala koşması. 2. Hücum, akın.
  • Ilgın1. Akdeniz Bölgesinde yetişen bir ağaç veya ağaççık.2. Hafif esen rüzgâr. 3. Kavurucu sıcak. 4. Belli belirsiz, hafif. 5. Serap. 6. Hayal. 7. İnce.
  • Işık1. Aydınlık, ziya. 2. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı. 3. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  • IşıltanSabahın ilk aydınlığı.
  • IşınBir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti.
  • IşıtanAydınlatan, ışık saçan.
  • İçtenYürekten, candan, samimi.
  • İhsan1. İyilik etme, iyilik. 2. Bağış, bağışlama. 3. Bağışlanan şey.
  • İkbal1. Baht açıklığı. 2. Arzu, istek.
  • İkram1. Saygı gösterme. 2. Ağırlama. 3. Bir şeyi armağan olarak verme.
  • İldenizÜlkenin denizi.
  • İlgiİki şey arasındaki herhangi bir bağlılık, ilişki.
  • İlgüEngel.
  • İlkayAyın hilal durumu, yeni ay.
  • İlkimİlk doğan çocuklara verilen adlardan biri.
  • İlkizİkiz doğan çocuklarda ikinci doğanın adı.
  • İlterYurdu koruyan, gözeten, yurtsever kimse.
  • İmrenGörülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği.
  • İnanBir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme, iman.
  • İnayet1. Yardım, ihsan, iyilik, lütuf. 2. Gözetme, kayırma. 3. İnsanları rahata kavuşturmak için Allah’ın yapmış olduğu doğaüstü bağış veya yardım.
  • İnkılâp1. Bir durumdan başka bir duruma dönme, dönüşüm. 2. Devrim.
  • İsmet1. Masumluk, günahsızlık, temizlik. 2. Haramdan çekinme, namus.
  • İstiklâlBağımsızlık, özgürlük.
  • İyimser1. Her olayı umutla karşılayan ve her şeyin sonunu iyi gören. 2. İyiliksever kimse.
  • İzgibk. İzgü
  • Kadem1. Uğur. 2. Ayak.
  • Kâmranİsteğine kavuşmuş olan, mutlu.
  • Karaca1. Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı. 2. Esmer.
  • Karel1. Allah’ın kuzusu. 2. Allah’a sunulan, sunak; adak.
  • KayraBüyük bir kimseden gelen iyilik, ihsan.
  • KevkepYıldız.
  • KıvançÖvünç, iftihar.
  • Kibar1. Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan. 2. Seçkin, değerli. 3. Zengin, soylu. 4. Büyükler, ulular.
  • Köksal“Kökünü derinlemesine sal, soyun genişlesin” anlamında kullanılan bir ad.
  • Kudret1. Güç, kuvvet. 2. Allah’ın gücü. 3. Varlık, zenginlik. 4. Allah yapısı. 5. Yetenek
  • Maralbk. Meral
  • MengüÖlümsüz, sonsuz, ebedîleştirilmiş.
  • MeriçKuş iskeleti.
  • MesutMutlu, sevinçli, bahtiyar.
  • Mihrican1.Sonbahar. 2.İranlılarda bir bayram.
  • MirhanKadın hükümdar.
  • MuammerÖmür süren, yaşayan, yaşamış.
  • MuhteşemGösterişli, görkemli.
  • Mutahhar1. Temizlenmiş, temiz. 2. Kutlu, kutsal, mübarek.
  • MutluMutluluğa ermiş olan, mesut.
  • Muvakkar1. Ağırbaşlı, vakarlı. 2. Ağırlanmış, saygı gösterilmiş.
  • MüesserEtkilenmiş, kendisine bir şey tesir etmiş olan.
  • MüferrihFerahlık veren, iç açan.
  • MürenIrmak, nehir, akarsu.
  • Nasip1. Pay, hisse. 2. Allah’ın kısmet ettiği şey.
  • NecatKurtuluş, kurtulma.
  • NefisHerkes tarafından beğenilen, çok güzel.
  • NeşatSevinç, keyif, neşe, şenlik.
  • NevresYeni yetişen, genç, körpe.
  • NevzatYeni doğmuş, yeni doğan çocuk.
  • NihayetSon, bitim, uç.
  • NisanYılın dördüncü ayı.
  • Nur1. Aydınlık, ışık, parıltı. 2. Tanrısal bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık. 3. Kur´an-ı Kerim.
  • NurtaçNurlu, ışıklı taç giymiş olan.
  • NüvitMüjde, iyi haber.
  • Oflaz1. İyi, güzel, eksiksiz, tam. 2. Gürbüz, yakışıklı, güzel giyinen. 3. Becerikli. 4. Eflatun rengi. 5. İşe yarar.
  • OkşanBenzeyen, andiran.
  • Olca1. Ganimet. 2. Kadın esir. 3. Bolluk, bereket.
  • OlgunBilgi, görgü ve hoşgörüsü gelişmiş kimse.
  • Onat1. İyi, güzel, düzgün. 2. İyi yaradılışlı. 3. Doğru, dürüst, nitelikli. 4. Kolay.5. Uygun, münasip, yakışır.6. İyi ahlâklı.
  • Onur1. İnsanın kendine karşı duyduğu saygı. 2. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı değer, şeref.
  • OskayNeşeli, mutlu.
  • Ödül1. Bir başarı karşılığında verilen armağan, mükâfat. 2. Bir iyiliğe karşılık olarak verilen armağan.
  • Öget1. Beğenilen, aranılan, övülen.2. İyi, güzel.
  • ÖğüşÇok, fazla.
  • Ökebk. Öge
  • ÖmürYaşama, yaşayış, hayat.
  • ÖnayOcak ayında doğan.
  • Önder1. Bir topluluğa başkanlık eden kimse. 2. Önde giden, yol gösteren, kılavuz.
  • ÖneyÖnde olan, önde gelen, üstün.
  • Ören1. Eski yapı veya kent kalıntısı. 2. Şehir, kent. 3. Köy. 4. Bitek ova. 5. Ormanlık yer
  • Örün1. Açık renkli, beyazımsı. 2. Gökyüzünün açık, aydınlık durumu. 3. Çadırın tepesinde, aydınlanma için bırakılan açıklık. 4. Pencere.
  • Övül“Başarılarınla, iyi niteliklerinle kendini beğendir, övgü kazan” anlamında kullanılan bir ad.
  • ÖvünçÖvünmeye yol açan, övünülecek şey.
  • Özal“Özünü al, gerçeğini al” anlamında kullanılan bir ad.
  • ÖzaltınÖzü altın gibi değerli olan kimse.
  • ÖzayÖzü ay gibi temiz, parlak, aydınlık olan kimse.
  • ÖzbalBalın özü gibi tatlı olan kimse.
  • Özben“Gerçekten ben” anlamında kullanılan bir ad.
  • ÖzbilekBileği güçlü olan kimse.
  • ÖzbilgeGerçekten bilgili olan kimse.
  • ÖzdalÖzü dal gibi nazik ve zarif oaln kimse.
  • ÖzdenerSoyca temiz, köleliği olmayan özgür kimse.
  • ÖzdilekCandan dilenen dilek.
  • Özen1. Bir işin elden geldiğince iyi olması için gösterilen çaba. 2. İçerlek, en içeride olan. 3. İlk söz. 4. Birbirine yakın iki dağın arasındaki uzaklık, ara. 5. Dere, ırmak.
  • ÖzerYiğit, doğru kimse.
  • ÖzgenÖzü geniş, rahat, sakin kimse.
  • Özgün1. Nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. 2. Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan.
  • Özgür1. Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan. 2. Tutuklu olmayan, hür. 3. Başkasının kölesi olmayan. 4. Bağımsız.
  • ÖzinanGerçekten inançlı olan kimse.
  • Özlen“Özlenecek kadar sevilen kişi ol” anlamında kullanılan bir ad.
  • Özlü1. Özü, benliği olan. 2. İçten, gerçek.
  • ÖzpetekGerçek petek.
  • ÖzsanAdı duyulmuş, ünlü.
  • ÖzselenGerçek haber.
  • ÖzsuBitki ve hayvan dokularında bulunan sulara verilen ad.
  • ÖzümKardeş gibi tutulup sevilen kimse.
  • ÖzveriBir amaç veya kişi için kendi yararlarından vazgeçme, fedakârlık.
  • Pak1. Temiz, arı. 2. Saf, katışıksız. 3. Kutsal, mübarek.
  • RahmetAcıma, esirgeme, koruma.
  • RefetAcıma, esirgeme, merhamet etme.
  • Reha1. Kurtulma, kurtuluş. 2. Ar. Bolluk, genişlik, varlık.
  • Revan1. Yürüyen, giden, akan. 2. Ruh, can.
  • ReyyanSuya kanmış, suya doymuş.
  • Risalet1. Elçilik. 2. Peygamberlik.
  • RuşenAydın, parlak.
  • Rüzgâr1. Zaman, devir. 2. Dünya. 3. Yel.
  • SabahGündüzün ilk saatleri, günün başlangıcı.
  • SabirDayanan, sabreden.
  • Safabk. Sefa
  • SahilDeniz, nehir, göl kıyısı.
  • SamurDeğerli kürkü olan bir sansar türü.
  • SanayAy gibi güzel, ayı anımsatacak kadar güzel.
  • SatıUzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk.
  • SaygıDeğeri, üstünlüğü, yaşlılığı dolayısıyla bir kimseye karşı dikkatli özenli, ölçülü davranmaya neden olan sevgi duygusu.
  • Saygunbk. Saygın
  • Sayın1. Kendisine saygı gösterilen, seçkin, değerli. 2. Saygı belirtisi olarak konuşma ve yazışmalarda kişi adlarının önüne getirilen san.
  • Sebil1. Yol, büyük cadde. 2. Su dağıtılan yer. 3. Hayır için parasız dağıtılan su.
  • Seda1. Ses. 2. Yankı.
  • Sefer1. Yolculuk. 2. Savaş.
  • Selâmet1. Esenlik. 2. Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvenlik içinde olma. 3. Kurtulma, kurtuluş.
  • Selen1. Müjde.2. Varlık, bolluk.
  • SemahatCömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik.
  • SercanSevgili, sevilen.
  • Serin1. Hafifçe soğuk. 2. Hoşgörülü, sabırlı.
  • Sertapİnatçı, direngen, asi.
  • Servi1. Akdeniz bölgesinde çok yetişen, yapraklarını dökmeyen, ince, uzun bir ağaç.2. Uzun boylu.
  • Sevay“Güzel sev” anlamında kullanılan bir ad.
  • SeverSevgi duyar, seven.
  • SevgürÇok seven.
  • Sevinçİstenilen şeye ulaşmaktan doğan büyük coşku, hoşnutluk duygusu.
  • Sevkan“Sevmeye doy” anlamında kullanılan bir ad.
  • SeylânAkma, akış.
  • SezalSezgili kimse.
  • SezenDuyan, hisseden, anlayan, sezgili.
  • SezgenSezgili, hisseden, duyan.
  • SezginSezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
  • SılaDoğup büyüdüğü yere gidip ayrı kaldığı yakınlarına kavuşma.
  • SomayAy gibi kusursuz, eksiksiz olan güzel.
  • SonaySon çocuk.
  • Sonuç1. Bir olayın oluşturduğu başka bir olay veya durum. 2. Öz, özet.
  • SoykanAsil, soylu kimse.
  • SönmezayParlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan kimse.
  • SuCanlıların yaşamında önemli bir yeri olan, rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
  • SuaySu gibi saf ve temiz kimse.
  • Sun1. Yapma, yapış. 2. İş, yapıt. 3. Gün, etki. 4. T. Sunmak eyleminin emir biçimi.
  • SunguArmağan, bağış, ihsan.
  • ŞadanSevinçli, keyifli, hoşnut.
  • ŞafakGüneş doğmadan az önce beliren aydınlık.
  • Şakar1. Şen, neşeli, şakrak. 2. Yiğit, cesur.
  • ŞayanYakışır, yaraşır, uygun.
  • Şaylan1. Çok övünen, gururlu kimse. 2. Sevinçli, neşeli.
  • ŞefkatSevecenlik, acıma ve sevgi duygusu.
  • ŞenayCanlı, neşeli kimse.
  • Şengeldi“Güler yüzle, sevinçle geldi” anlamında kullanılan bir ad.
  • ŞengünNeşe ve mutluluk dolu gün.
  • Şenkal“Her zaman neşeli kal” anlamında kullanılan bir ad.
  • ŞerefBüyüklük, ululuk, üstünlük.
  • ŞölenBir olayı kutlamak veya eğlenmek amacıyla yapılan yemekli toplantı.
  • Taç1. Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık.2. Gelinlerin başlarına takılan süs.
  • Talât1. Yüz, surat, çehre. 2. Güzellik.
  • TanalŞafak gibi aydınlık insan.
  • TanaydınŞafak gibi aydınlık insan.
  • Tangör“Şafak vaktinin parlaklığını gör” anlamında kullanılan bir ad.
  • TanjuTürk hükümdarlarına Çinliler tarafından verilen san.
  • Tanser“Şafak vakti gibi aydınlık saç” anlamında kullanılan bir ad.
  • TansuŞafağın aydınlattığı su gibi parlak ve temiz olan.
  • TanyeliŞafak vakti esen rüzgâr.
  • TanyeriGüneş doğmak üzereyken ufukta hafifçe aydınlanan yer.
  • Tanyolbk. Tanyolu
  • Tanyubk. Tanju
  • Tarım1. Göllere, kumluklara dökülen çay kolları. 2. Verim almak için toprak üzerinde yapılan çalışmaların tümü.
  • TatuBarış, sulh.
  • Tecelli1. Görünme, belirme. 2. Kader, talih. 3. Allah’ın lütfuna kavuşma.
  • Teksen“Sen teksin, eşsizsin” anlamında kullanılan bir ad.
  • TelliNazlı, alıngan, çabuk küsen kimse.
  • TendüYiğit, cesur.
  • TezcanTelaşlı, heyecanlı, beklemeye dayanamayan, sabırsız.
  • Tola1. Dolu, boş olmayan. 2. Güçlü, korkusuz. 3. Keyif, neşe.
  • TopayDolunay.
  • Töre1. Eğitim, görgü, gelenek. 2. Soyluluk, asalet. 3. Eksiksiz, mükemmel. 4. Geline verilen armağan.
  • Tuhfe1. Armağan, hediye. 2. Hoşa giden, güzel şey.
  • Tuna1. Çok, bol. 2. Yavru. 3. Görkemli, gösterişli.
  • TuncaBalkan yarımadasında Meriç ırmağının kolu.
  • TuraçKeklik cinsinden eti yenir bir av kuşu.
  • TuvanaGüçlü, kuvvetli.
  • TünayGece ve ay.
  • TürkayAy gibi parlak, aydınlık Türk.
  • TürkizArkasında Türk gibi onurlu iz bırakan.
  • TüzeAdalet, hukuk.
  • TüzünYumuşak huylu, sakin, soylu, asil kimse.
  • TüzünkanSoylu, asil kandan gelen.
  • Uçkun1. Kıvılcım. 2. Pahalı, yüksek. 3. Uçan, çapkın. 4. Becerikli, eli tez.
  • Uçur1. Vakit, an, 2. Fırsat. 3. Mevsim.
  • UfukayUfuk ve ay.
  • Uğur1. Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı.2. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.3. İyilik, şans, talih, baht. 4. Fırsat, tesadüf.
  • Uğursal“Uğur dağıt, uğur sal” anlamında kullanılan bir ad.
  • UğurtanTan vakti gibi uğurlu olan.
  • Ulcaybk. Olcay
  • UmarÇare, çıkar yol.
  • Umranbk. Ümran
  • UmutluUmudu olan, umut besleyen.
  • UtkuÜstünlük, zafer.
  • Uysal1. Yumuşak başlı, uyumlu, boyun eğen. 2. Terbiyeli.
  • ÜçelÜç el.
  • ÜgeŞöhretli, tanınmış, ünlü.
  • Ülgen1.Yüce, yüksek, ulu. 2. Eski Türklerde Gök Tanrı’ya verilen ad.
  • ÜlkerBoğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takım.
  • ÜmitUmut.
  • Ünal“Adın duyulsun, tanın, ün kazan” anlamında kullanılan bir ad.
  • ÜnlüTanınmış, adı duyulmuş, şöhretli, şanlı.
  • Ünsal“Adın duyulsun, ünlen” anlamında kullanılan bir ad.
  • ÜnsevenÜnlü olmayı, tanınmayı seven kimse.
  • ÜnübolÜnü yayılmış olan, çok tanınan kimse.
  • Ürün1. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey. 2. Yapıt, eser. 3. Sık orman. 4. Çokluk, bolluk.
  • Varlık1. Zenginlik, para, mal mülk. 2. Önemli, yararlı, değerli. 3. Yaşam, hayat. 4. Var olan her şey.
  • VesametGüzellik, güzel olma, güzel yüzlü olma.
  • Yada1. Büyü,sihir, afsun. 2. Kutsal.3. Türklerde geçmişte büyü yapımında kullanılan yeşim taşı.
  • YağanYağmur, kar
  • Yahşiİyi, güzel, çok güzel.
  • YalavAlev, ateş.
  • YalazayAlev gibi parlak olan.
  • Yalın1. Gösterişsiz, süssüz, sade. 2. Alev, ateş. 3. Taş, büyük kaya. 4. Çıplak, örtüsüz.
  • Yaltırak1. Işık, parıltı. 2. Kuyruklu yıldız.
  • YankıSesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.
  • Yarkın1. Şimşek, ışık2. Işıklı.
  • Yaşar1. Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan bir ad.2. Yaşında.
  • Yaşın1. Işık, parlaklık. 2. Şimşek. 3. Gizli.
  • YektaTek, eşsiz, benzersiz.
  • Yeşil1. San ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Genç, taze.
  • YeterSonuncu olması istenen çocuklara verilen bir ad.
  • YıldızhanTalihi güzel olan hükümdar.
  • YosunÇoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı.
  • YurdakulYurdu için canını veren kimse.
  • Yurdusev“Yurdunu sev” anlamında kullanılan bir ad.
  • YurtsanÜlkenin en tanınmış kimsesi.
  • YurtsevenÜlkesini seven kimse.
  • YüceYüksek, büyük, ulu.
  • YücelenYükselen, yüce bir duruma gelen.
  • Zafer1. Amaca ulaşma, başarma. 2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku.
  • ZerenAnlayışlı, kavrayışlı, zeki.
  • ZiverSüs, bezek.